Ceyhun Güneş

“Bu festival eminim ki flamenkoyla uğraşan bir çok kişinin hayaliydi. Bizim için de bir hayaldi ama çok güzel bir birliktelik ve ekip ruhuyla bu hayalin peşinden gittik ve bunu gerçeğe dönüştürmek bize kısmet oldu…” 01.11.2008

rop_ceyhun_1

 

1. Flamenko’dan önce hayatınızda neler vardı? Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Daha öncesi çocukluğum.. 9 yaşımda piyano çalarak başladığım ve gittikçe daha fazla içinde hissettiğim müzik vardı hayatımda. Tabii herkes gibi okul ve oyunlar. Daha sonra 11 yaşımda babam Ali Fuat Yılmazoğlu’ndan (o zamanlar Ankara’da yaşıyordu) flamenko gitar dersleri almaya başlamıştı. Ben de okulda klasik gitar kurslarına gitmeye başladım. Babamdan da temel flamenko teknikleriyle ilgili bilgiler alıyordum. Evde de zaten sürekli flamenko ve Latin müzikleri dinlediğim için bana çok yakın geldi flamenko.

2. Başka bir müzik değil de neden flamenko?

Az önce bahsettim sebeplerden dolayı flamenkoya ilgim vardı. Bir gün çaldığım bir parçanın Paco Pena’nın bir rumbasına çok benzediğini fark ettim. Babamdan öğrendiğim tekniklerle o dinlediğim şeye benzetmeye çalıştım çaldığımı. O zaman flamenko gitar hayatıma girmiş oldu. Daha sonra çok uzun seneler CD ve ispanya’dan getirttiğim metodlarla ilerlemeye çalıştım. Ankara’da Suat Demirkıran, Murat İşbilen ve Özkan Gör ile tanışmam çok sonraları oldu. Ancak onlardan çok şey öğrenme fırsatım da oldu. Daha sonra da 2004 yılından itibaren İspanya’ya giderek orada Manolo Sanlucar, Gerardo Nunez, Paco Serrano, Manolo Franco, Jose Antonio Rodriguez, El Entry, El Carbonero, Jeronimo Maya, Tino Van der Sman gibi önemli isimlerle çalışma şansım oldu.

3 . Flamenko diyince gözünüzün önüne gelen ilk sahne nedir? Ve tek kelime ile ne hissediyorsunuz?

Fiesta, Sanlucar(İspanya) ve coşkuyla karışık tuhaf bir sevinç..

4. Dünya’da ve özellikle Türkiye’de Flamenko sizce nasıl bir yol alıyor?

Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Uluslararası Flamenko Ankara Festivalini arkadaşlarınız, ekibiniz ile birlikte gerçekleştirdiniz. Bu çok önemli bir gelişme. Biraz bundan bahseder misiniz? Gelişim için daha neler yapılmalı.

Dünyada flamenkoya bakarsak çok uzun yollar kat edilmiş durumda. Dünyanın bir çok yerinde çok donanımlı eğitmenler dersler veriyorlar ve sağlam temelleri olan bir genç nesil flamenko öğreniyor.

Türkiye’de de son yıllarda önemli yol alındığını düşünüyorum. Gerek İspanya’dan gelen eğitmenler, gerek buradan oraya eğitim almaya giden ve döndüğünde öğrendiklerini paylaşanlar gerekse de teknolojinin bize sunduğu imkanlarla bilgi ve icra konusunda önemli yollar alındı ve alınıyor. Tabii bunun sürekliliği ve yaygınlaştırılması gerekli.  

Bu anlamda üyesi ve kurucusu olduğum derneğin önemli bir misyon üstlendiğini ve bu konuda önemli adımlar attığını söylemek sanırım yanlış olmaz. (Son “Büdütör” yazısına da bir düzeltme: Derneğimiz müzisyenler tarafından kurulmadı. Kurucu üylerimizin 4ü dansçı 3ü müzisyendi. Şu anda yönetim kurulunda 3 müzisyen 2 dansçı bulunuyor.)

Bu festival eminim ki flamenkoyla uğraşan bir çok kişinin hayaliydi. Bizim için de bir hayaldi ama çok güzel bir birliktelik ve ekip ruhuyla bu hayalin peşinden gittik ve bunu gerçeğe dönüştürmek bize kısmet oldu. Derneğimizin kuruluş felsefesinde ve aynı zamanda tüzüğünde olan “flamenkoyu yaygınlaştırma” fikrini uygulamaya döktüğümüz en önemli etkinliklerden biridir bu.

Dernek üyelerinin bağışları ve destek veren kuruluşlarla birlikte bu sene de üçüncüsünü düzenlemek için çalışmalara şimdiden başladık ve önemli de bir yol aldık. Ancak bu ekonomik durum ne gösterir, kapsamı ne kadar geniş olur onu şimdiden kestirmek zor.

Gelişim için de biraz daha destek ve açıkçası başvuru bekliyoruz. Geçen sene İstanbul’da flamenko ile  performans ve sahne düzeyinde uğraşan bir çok kişiye, ortak toplantı ve festivali izlemeleri için açık davetiye göndermemize karşın sadece Dilek Akdeniz aramızdaydı ve Ankara’daki dersini bitirip İstanbul’a dönmeden uğradı. Onun haricinde görmek istediğimiz birçok isim maalesef yoktu aramızda.

Umarım bu sene biz flamenko severler için Türkiye’deki en önemli konumda olan bu organizasyonu, hem festivalde yer almak hem de festivalde konuk olarak bulunmak isteyen sanatçılarımızla birlikte geçiririz.

Yalnız yine Büdütörümüz’e bir cevap olarak şunları söylemek isterim: Ekonomik imkansızlıklara rağmen ispanya’dan dünyaca ünlü isimleri, Hollanda, Danimarka, Belçika ve bu sene İtalya’dan grupları getiren ve bu sanatçıların her biriyle work-shop düzenleyen festivalimize yeterli ilginin gösterilmediğini söylemek zorundayım.Ve İstanbul’dan davet ettiğimiz sanatçıların katılamaması festivalimize soğuk bakmak için yeterli sebep olmasa gerek. Ayrıca Büdütörümüzün okulları görmek istemesi güzel ancak bu bir “okul etkinliği” de değil. Adı üstünde “Uluslar arası festival” Ayrıca bu düzeyde gösteri yapan gruplarımızdan Doruk Okuyucu ve arkadaşları, ilk senemizde bizlerleydi. Melek Yel’in gösteri grubu ve Manuel Reina’nın grupları oldukça kalabalık olduklarından, konaklama ve ulaşım sponsorlarıyla yaptığımız görüşmelerden olumsuz cevap aldığımızdan teklif dahi götüremedik. Onun dışında unuttuğumuz veya bilmediğimiz sayıca daha küçük gruplar varsa bize dosya ve DVD ile ulaşırlarsa mutlaka değerlendirmeye almak ve aramızda görmek isteriz.

Burada Türkiye’de flamenkonun gelişmesiyle ilgili olarak hemen Öykü ve Berk’in “flamingo” diyen bir çok insana en azından “flamenko” kelimesini öğrettiğini ve bunun çok önemli bir adım olduğunu da eklemek isterim.

5. Festival ile ilgili ileride daha neler göreceğiz? Şimdiden planlarınız var mı?

Dediğim gibi planlamalarımıza şimdiden başladık. Bu sene amatör gruplara da yer vermek istiyoruz. Onlara da sahnemizi açacağız. İtalya’dan da bir grupla irtibat halindeyiz. Onun dışındaki İspanyol ve Türk isimler de sürpriz olsun.

6. Flamenko gitarist ve şarkıcılar alanında hem Türkiye’de hem Yurtdışında ufuk açanlar kimler? Öğrencilerinize dünyadan ya da Türkiye’den kimleri izlemelerini önerirsiniz, kendi isminiz haricinde tabi ?

Türkiye’de özellikle birkaç isim saymalıyım. Öncelikle Doğan Canku ( “flamenko çalmıyorum” dese de çaldığı parçaları flamenko teknikleriyle çalarak, gitarın nasıl kullanılabileceğine dair önemli fikirler vermiştir.) Onunla beraber tabii ki Safa Yeprem ve Ezgi Anıl. Üretim, icra ve öncülük açısından çok önemli iki değer. Ve benim neslimden Doruk Okuyucu. Kurduğu grup ve İspanya’da elde ettiği derece çok önemli iki aşama. Onun dışında bir çok ders veren ve ileri düzeyde gitar çalan önemli arkadaşlarımız da var. Şarkıcı olarak hepimizin camiadan tanıdığı Özgür ve Murtaza. Şu anda Ankara’da beraber çalıştığım Burak Altuni de şarkı konusunda adından çok söz edilecek birisi.

Yurt dışı için konuşacak olursak bir çok isim var. Flamenko’nun dünyaya açılması, popülerleşmesi ve tanıtılması ile ilgili olarak Nino Ricardo, Ramon Montoya, Sabicas, Paco de Lucia, Paco Pena, Manolo Sanlucar, Serranito ve son dönemlerde Vicente Amigo, Tomatito, Jeronimo Maya ve tabii ki Gerardo Nunez. Bu isimlerin hepsini izlemelerini ve dinlemelerini öneririm. Hepsinden alınacak çok önemli veriler var. Farklı ilham kaynakları. Tabii teknik olarak Gerardo Nunez’i biraz daha dikkatli izlemelerini tavsiye ederim. 

Şarkı için severek dinlediklerimin başında Enrique Morente ve Estrella Morente geliyor. Camaron’un yeri tabii ki ayrı.

7. Flamenko ile Türk müzik ve ezgilerinin benzerliği olduğunu düşünüyor musunuz? Zamanla bu ezgilerin flamenko ile daha fazla bütünleşeceğini düşünüyor musunuz?

Zaten bu benzerlikten yola çıkarak Mavi Siyah’ı kurdum. Flamenko melodilerinin Türk enstrumanlarıyla çalınması ya da Türk melodilerinin flamenko gitarla çalınması hiç de kulağa yabancı gelmeyen bir şey. Tabii ki özünde çok ciddi farklıklar olan iki ayrı kültür. Ancak benzerlikleri de bir o kadar fazla.

Yalnız burada “sentez” kelimesinden özellikle kaçınmaktayım. Çünkü bu, “esasında iki müziğe de benzeyen ama ikisi de olmayan bir şey yaratmak” anlamına gelmekte. Bu konuda yaptığım bir çalışma yok. Sadece, kendi flamenko temelli bestelerimi grubumla çalıyorum ve güzel tınladığını duymak hoşuma gidiyor.

8. Öğrencilere, flamenko gitar konusunda çalışanlara ilerlemeleri için en çok neyi önerirsiniz?

İki şey çok çok önemli: Birincisi mutlaka çok dinlesinler. Hem flamenko hem de diğer müzikleri. İkincisi de mutlaka bir eğitmen ile çalışsınlar. Çünkü eğitmenin 1 saatte gösterdiğini tekrar keşfetmek için günler belki de aylar harcayabilirler. Bir de tabii ki metronom iyi arkadaşlarımızdan biri haline gelmeli…

9. Son zamanlarda İspanya’dan birçok hoca ağırladık, ancak yine de  Flamenko öğrenmenin önemli adımlarından biri İspanya’da Workshop’a katılmaktır diye düşünüyor musunuz?

Kesinlikle. Orada bulunmak, o ortamı solumak bile bakış açımızı değiştirecek şeylerden biri. Ayrıca bunu workshop ile kısıtlamamak lazım. Uzun süreli eğitimler olabileceği gibi katılacağımız fiestalar, konserler bile gelişmemiz ve bizde yeni ufuklar açması açısından oldukça önemli.

10. Grubunuzdan ve çalışmalarınızdan da bahseder misiniz ? Hangi dansçılarla çalıştınız ve çalışmaya devam ediyorsunuz?

Grubumu 2003 yılında kurdum. Bu zamana kadar Türkiye’nin bir çok yerinde 40’ın üzerinde konser verdik. Son olarak David Perez’le bir turne gerçekleştirdik. Bunların da Türkiye’de flamenkonun tanınması açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şu anda yine David’le başka projelerimizin planlama aşaması devam ediyor. Onun dışında kayıtları tamamlanan ve Erkan Oğur ve Bilgin Canaz’ın da misafir sanatçı olarak yer aldığı bir albümümüz de var. Yakın zamanda yayınlayacak bir şirket bulup sanatseverlere ulaştırmayı planlıyoruz. Bundan sonraki albüm için de Jeronimo Maya ile iletişimdeyiz. Ama hayat ne gösterir belli olmuyor tabii.

Bu güne kadar David Perez dışında Türkiye’de Dilek Akdeniz ve Melis Cangüler ile çalıştık. Şu anda halen Melis Cangüler’le yolumuza devam ediyoruz.

11. Siz aynı zamanda „Flamenko Ankara Derneği” kurucususunuz, Dernek amacından ve planlarından bahseder misiniz ?

Derneğimizin öncelikli amacı flamenko ortamını sağlamak, dansçılarla müzisyenleri bir araya getirmek ve bu kültürü ve daha doğrusu sevdiğimiz şeyi geniş kitlelere duyurup onlarla da paylaşmak. Şu anda az önce bahsettiğim festival dışında, dans, gitar, perküsyon, cante, İspanyolca ve flamenko tarihi ve teorisiyle ilgili çalışmalar, eğitimler  gerçekleştiriyoruz. Yeni üyelere ulaşmaya çalışıyoruz. Bunda sizin de katkılarınıza teşekkür ederiz ve artmasını temenni ederiz.

Derneğin orta vadede yurt genelinde başka illerde etkinlikler organize etme planları var ve bunları size mutlaka haber olarak ileteceğiz.

12. Müzisyen geçmişinizde bizimle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı?

Benim için en önemli anı Gerardo Nunez’le birlikte çaldığım konserdi. Sanlucar’da kursuna gittiğimde kendisinin bir parçasına yazdığım ikinci gitar partisini çaldım. Çok beğendi ve : “Haydi, akşamki konserde bunu birlikte çalalım” dedi. Bir anda hem heyecan, hem korku, hem sevinç bir çok duyguyu hissettim. Gece konserde çaldığımız dakikalar şu ana kadar geçirdiğim en önemli anlardan biriydi.

Bir diğeri ise Cordoba gitar festivalinde çaldıktan sonra kaldığım eve döndüğümde evde bir sürü yaşlı başlı insan toplaşmış beni bekliyorlarmış. Konseri izleyenler “Bir Türk flamenko çaldı, kulaklarımıza inanamadık” gibi bir yorumda bulunmuşlar ve ev sahibime  anlatmışlar. Onlar da çok şaşırmışlar ve beni görmek istemişler. İkinci konseri de evde verdim.:)  

Bir de Jeronimo Maya ile Ankara’da program yaptığımız barda birlikte çalmamızı unutmuyorum.

13. Son bir sorumuz;

Flamenko.org sitesi 2 yılını doldurdu, siteyi nasıl buluyorsunuz? Bir eleştiriniz, öneriniz var mı?

Çalışmalarınızı büyük mutlulukla izliyorum. Site sayesinde bir çok etkinlikten haberdar oluyoruz. Tek eleştirim festivalimizi daha çok kişiye duyurmakla ilgili olabilir. Daha geniş yer almayı hak ettiğini düşündüğüm ve sadece “Flamenko Ankara Derneği”nin değil tüm Türkiye’deki flamenko severlerin festivali olduğu fikrini yaymamız gerektiğini düşünüyorum.

Bir de benim gibi “teknoloji özürlüleri” editör yapmayın. Hala “şifremi bulup yeni mesaj nasıl girerim ?” diye düşünüyorum..:)

Ayrıca bir çok dansçıdan sonra, gitarist olarak benimle söyleşi yaptığınız için çok mutlu oldum. Başarılar dilerim.

Teşekkürler…

Ben teşekkür ederim

Flamenko.org

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir