Senem Balaban

“..flamenkonun insanı sürekli zorlaması, hep daha ileriye iteklemesi, “kolay lokma” olmaması bana müthiş çekici geliyor..” 04.01.2008

Flamenko’dan önce hayatınızda neler vardı? Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Flamenko dansla tanışmadan 1 yıl kadar önce Marmara Üniversitesi, fransızca kamu yönetimi bölümüne girdim. Orada 1,5 yıl okuyup bıraktım, ardından halen okumakta ve bitirmek üzere olduğum Bilgi Üniversitesi, psikoloji bölümüne girdim. Bunların dışında, lise yıllarında Ilgaz Benekay’dan flamenko gitar dersleri almaya başlamıştım. 4 yıl kadar gitara ve teorik müzik eğitimine devam ettikten sonra yavaş yavaş flamenkonun dans kısmına geçiş yaptım.

 

Başka bir dans değil de neden Flamenko?
Ben flamenkoya bu kadar bağlanmamı onu hayatın kendisi gibi görmeme bağlıyorum. Hayatı acısıyla tatlısıyla kucaklayan biri olduğum için flamenkonun her türlü duyguyu; örneğin coşku, dibe vurmak, zafer, isyan, gurur, haz, öfke; barındırıyor oluşu beni en çok çeken yanı. Üstelik flamenkonun kendisi de mağrur, sapasağlam bir insan gibi sürekli size meydan okuyor. Bu da; yani flamenkonun insanı sürekli zorlaması, hep daha ileriye iteklemesi, “kolay lokma” olmaması bana müthiş çekici geliyor; çünkü bu koşullarda, verilen emeğin yoğunluğuyla doğru orantılı olarak elde edilen başarılar da daha tatlı ve değerli oluyor.

Dünya’da ve özellikle Türkiye’de Flamenko sizce nasıl bir yol alıyor,Türkiye’de ki Flamenko’nun gelişimi için neler yapılmalıdır?
Flamenko artık birçok dansın da başına geldiği gibi diğer disiplinlerle içiçe kullanılıyor sıklıkla, çok farklı müzik ve dans türleriyle harmanlanıyor. Bu da onun daha geniş kitlelere yayılmasını sağlıyor. Türkiye için de aynı şey geçerli…

Türkiye’de de daha çok proje üretildikçe, daha çok organizasyon yapıldıkça flamenko gibi güçlü bir sanat dalının rağbet görmemesi, gelişim göstermemesi mümkün değil diye düşünüyorum.

Türkiye’de flamenkoya dair her an müzik dinleyip dans edebileceğimiz mekan bulmak çok zor sizce bu eksiklik zamanla aşılacak mı?
Flamenkoya artan ilgiyle ve flamenkonun daha çok tanınıp sevilmesiyle, bu eksiklik de doğal olarak aşılacaktır.

Bu alanda ufuk açanlar kimler hem Türkiye’de hem Yurtdışında? Öğrencilerinize dünyadan yada Türkiye’den kimleri izlemelerini önerirsiniz?
Şu anda Türkiye’de flamenko adına isim yapmış tüm dansçı ve müzisyenler bir şekilde flamenkonun ülkemizdeki gelişimine katkıda bulunmuş insanlar. Hepsine müteşekkir olmamız gerekir.

Flamenko dansta gelişim için dans çalışması dışında yapılacak önemli şeylerden biri İspanya’daki gelişmeleri takip etmek, bu işe yön veren kişiler en son ne yapmış, neler değişiyor, neler ekleniyor, neler çıkarılıyor bunlara dikkat edip kendi kimliğine, ruhuna uyan kısımları, kendi dansına nasıl adapte edebileceğine kafa yormak, gündemi yakalamaya çalışmaktır bence. Flamenkonun nabzını tutan bu kişilerden aklıma gelenlerse şunlar: Evala Yerbabuena, Belen Maya, Rafael Campallo, Joaquin el Grilo, Pastora Galvan, Israel Galvan, Fuensantala Moneta…
Flamenko ile türk dans ve ezgilerinin benzerliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Zamanla bu ezgilerin flamenko ile bütünleşeceğini düşünüyor musunuz? Yoksa hiç karıştırılmamalı mı?

“Karıştırılmalı” ya da “karıştırılmamalı” diyemem. Müzik ve danstan bahsediyoruz sonuçta. Öyle bir harmanlarsınız ki muhteşem olur, iki ülkenin müzik ve dansı birbiri için yaratılmış gibi gelir insana. Bu sanatçıya bağlı. İçinden öyle geliyorsa onu kim tutabilir ki? Şu anda yapılıyor da zaten dans olarak da müzik olarak da ve çok da hoş oluyor; ama bana gelince, ben flamenkoyu daha çok kendi ruhsal durumumla harmanlama, beni, benim ayırt edici özelliklerimi ortaya koyma amaçlı, daha kişisel bir biçimde kullanma eğilimine sahibim. Bunun için de modern dans bana türk danslarından daha yakın geliyor.

Belki her dans türünde öyle ama Flamenkoyu Türkiye’de özellikle bayanlar tercih ediyor, sizce bunun nedeni nedir? fikrinizi alabilir miyiz?
Dediğiniz gibi bunda erkeklerin -genel anlamda- dansa kadınlardan daha az ilgi gösteriyor olmasının payı büyük olsa gerek. Flamenkoya özgü bir engel pek düşünemiyorum.

Flamenko sizce bedenin hükmettiği bir sanat mıdır, yoksa aşk ve heyecanın sanatı mıdır?
İki kelimeyle: “Hepsi birden…”

Öğrencilere bu dansta ilerlemeleri için en çok neyi önerirsiniz? Ayrıca malum evde çalışılacak bir dans değil?
Öncelikle şunu belirteyim; flamenkoyla içiçe yaşamak- bol bol izlemek, dinlemek, flamenko yapılan ortamlarda sık sık bulunmak- çok yararlı oluyor.

Teknik anlamda da söyleyebileceğim birkaç şey var: Her ne kadar vücut ve ifadenin en az ayak vuruşları kadar önemli olduğunu düşünsem de ne ayak vuruşu kullanmadan flamenko düşünülebilir ne de ayaklarda kendini rahat hissetmeden üst beden ve ifade rahat ve düzgün olur. Bu yüzden ayak tekniğini geliştirmek en azından dansta kendini rahat ve iyi hissetmek için şart. Ne yapıp yapıp kendilerine çalışacak bir yer bulsunlar, derim. Bunun yanında vücudunuz, her bir kasınız ne kadar güçlü olursa o kadar rahat ve iyi dans edersiniz; vücudu güçlendirmek için yine dans veya spor kullanılabilir. Son olarak da -sona kalmış olabilir ama en az diğerleri kadar önemli- ayna karşısında hareketlerini sürekli takip ederek nasıl daha iyi yapabileceklerine, nasıl vücutlarını daha iyi kullanabileceklerine kafa yormalılar.

Son zamanlarda ispanya’dan birçok hoca ağırladık, ancak yinede  bu dansı öğrenmenin önemli adımlarından biri İspanya’da Workshop’a katılmaktır diye düşünüyor musunuz?

Bence İspanya’da workshopa katılmak en çok, flamenkoyu kendi ortamında görmek açısından yararlı. Bu açıdan düşününce İspanya’da fiestalara katılmak öğrenme açlığını workshoptan çok daha fazla tatmin eden bir adım olur.

Siz dansçı olarak neler yapmayı hayal ediyorsunuz? Bu dönem bir projeniz var mı? bir mekanda sahne alıyor musunuz?
Şu anda grubumuz Triana’nın gitaristi Doruk Okuyucu askerde olduğundan bir yerde sahne alamıyoruz.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde gerçekleştirmek istediğim bir “dance company” projem var. Dünyayla olan derdimi, söylemek istediklerimi bu projeyle, flamenko dans yoluyla insanlarla paylaşacağım.


Gerçi size ula
şmak isteyenler güncel bilgilerinize sitemizden ulaşabilirler ancak şuan nerede eğitim veriyorsunuz?
Şu an H&B Dans Stüdyosu’nda (İstanbul) ve Pozitif Dans Stüdyosu’nda (Ankara) ders veriyorum.


Dans geçmi
şinizde bizimle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı?
Aire Grubuyla Hava Harp Okulunda gösteriye çıkmak üzereyken elbisemin patlayan fermuarını çengelli iğnelerle tutturduktan sonra elbiseyi kafamdan geçirmek suretiyle giymeye çalıştım. Omuzlarımdan aşağı bir türlü inmeyen kostüme girebilmem için bütün grup arkadaşlarım (5 kişi birden) elbiseyi öyle çok çekiştirdiler ki bu kez de içinde sıkıştım kaldım, ne aşağı ne yukarı hareket ediyordu. Oracıkta kollarım havada, kostüm tarafından boğulmak üzere, bir ucube gibi dikilirken sinirden önce ağlamaya ardından da gülmeye başladım. Tabii bu arada diğer herkes gülmekten yerlere yatmıştı çoktan. Sonra Melis ve Pınar’ın yardımıyla bir şekilde elbiseden kurtuldum ve Melis’in blüzü, Pınar’ın çalışma eteği, benim şalım derken bir son dakika kostümü uyduruverdik. Üstelik hiç de fena görünmeyen bir kıyafetle sahneye çıktığımı hatırlıyorum.

Belki klasik bir soru olacak ama dans kariyerinizde en büyük hayaliniz nedir? �
En büyük hayalim yolda yürümek kadar kolay ve rahat dans etmek.


Son bir sorumuz;
Aslı
nda bu camiada ki herkese ait olan flamenko.org sitesini nasıl buluyorsunuz? Bir eleştiriniz, öneriniz var mı?
Sık sık güncellenmesi, bütün flamenko camiasından haberler vermesi çok güzel. Başarılı buluyorum.

Teşekkürler
Copyright – Flamenko.org

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir