“İzlenimler-4 ve Festival” 11.2009

Flamenko’nun Türkiye’de ki gelişimi ve izlenimler…4
01.11.2009

Evet, flamenko dostları e artık ben de bu inat ve sevda oldukça bu izlenim yazıları sayıları 20 – 30 ları ve hatta ömrüm boyunca sürecek gibi. Ben bundan büyük keyif alıyorum umarım siz de alıyorsunuzdur.
Ayrıca bu yazılarımın bazı arkadaşlarımız tarafından bilgi amaçlı sunumlarda kullanıldığını duymak ayrı bir heyecan ve şevk vermiyor da değil.

Artık klasikleşmiş bir şekilde 4.yazım, 3.yılını dolduran sitemizin yıl dönümüne denk geldi, yine geçen sene olduğu gibi. Bu anlamlı dönemde geçmiş bir seneyi değerlendirmekte ayrıca bir keyifli oluyor.
Yeri gelmişken kendi öz kaynakları ile inatla devam eden sitemiz umarım ileride farklı açılımları ile de siz flamenkocuları daha da tatmin edecektir. Gün geçtikçe flamenkoya ve dolaylı olarak siteye ilgi artıyor, her geçen gün Türkiye’nin farklı şehirlerinden dans dersi soruları geliyor. Yine aynı şekilde Bursa’dan Antalya’dan Eskişehir’den eğitimlerin başladığı yönünde haberler alıyoruz. Bunlar güzel gelişmeler umarım sürekliliği de sağlanacaktır.
Yaklaşık 7 aydır iş gereği Ankara’da bulunmaktayım ve bir süre daha buralarda olacağım sanırım.
Bu durum birkaçını zaten daha önceden tanıdığım Ankara Flâmenko camiası ile kaynaşmam için vesile oldu, 3.Flâmenko Festivali’ni takip etme ( ve hatta solo dans etme ) imkânı bulmuş oldum. Ve bu durumdan gayet mutlu olduğumu söylememe gerek yok sanırım.
Geçtiğimiz bir sene süresinde eğitime yönelik neler oldu hemen kısaca bahsetmek isterim;

Pınar Dinlemez birkaç farklı alandan dansçı arkadaşları ile bir araya gelerek Polhymnie’s Dans evini kurdular. ( ya da yanlışım var ise mevcut dans kursunda eğitim vermeye başladılar )


Suna Akar ve Defne Akyay Flamenkoevi’nden ayrıldıktan sonra Atölye Dans’ta ders vermeye başlamışlardı biliyorsunuz, Bilgi Üniversitesinde benimde izleme fırsatı bulduğum gösterilerinden sonra Atölye Dans’tan ayrıldılar. Bu sıralar sanırım Galata’da bulunan İstanbul Dans Merkezinde stüdyo kiralayarak ders vermeye başlayacaklar diye duydum. Bu arada Etnik34’te başlayan sonra Reinaların Antalya’ya gitmesi ile Suna ve Defne ile çalışmaya başlayan iki senedir eğitim alan, birbirlerinden pek ayrılmayan bir çılgın öğrenci grubumuz var onları da Bilgi Üniversitesi sahnesinde gördükten sonra güzel işler çıkaracaklarına inanır oldum. Şimdi yine Etnik34’e dönüş yaptılar diye biliyorum, bakalım yakında bir dans grubu ile karşımıza çıkarlarsa hiç şaşırmayacağım.

Etnik34 kurucuları Reinalar yaz sezonunda okulu bir süreliğine Senem Balaban’a bırakarak gösteri projeleri için Antalya’ya gittiler. Ama işler istedikleri gibi yürümedi sanırım. Yeni sezona Etnik34’ün dekorasyon yenilenmesi ile birlikte bomba gibi girdiler. Bu arada sevindirici bir haber Reina ailesine bir birey daha katılmak üzere.

Flamenkoevi’nde neler mi oldu? Beyoğlu Belediyesi tarafından Aznavur pasajının üst katlarının ruhsatsız olmasından ve birazda alt katta yer alan dil okulunun baskısı ile yakın zamanda okulları maalesef mühürlendi, ardından yine kısa süre açıldı ama durumlar pek iç açıcı değil, yeni adres arayışları içerisindeler. Umarım kısa sürede sonuca varırlar. Gösteri ve çalışmalar olarak ise Melek Yel’in desteği ile ufak bir gösteri grubu kurarak birkaç sahnede Beyoğlu’nda yer aldılar.
Okul yıl sonu gösterileri olarak ise sahnelemeleri oldu. Plan programda daha neler olacak hep beraber izleyeceğiz.�

Ankara’da uzun zamandır Flamenko Ankara Derneği ile eğitimlerine devam eden Melis Cangüler henüz İspanyadan dönerek çalışmalarına yine Ankara’da devam etmekte. İspanya’da katıldığı Eva Yerbabuena’nın semineri ile ilgili izlenimlerini yakında bizlerle site aracılığı ile paylaşacak umarım.

Dilek Akdeniz ise Ankara’da yeni bir okul açtı. Bu durumda Ankara’da Flamenko’ya dair okul sayımız ikiye çıkmış durumda. Gerçi iki okulun kapasitesine yetecek kadar öğrenci potansiyeli olup olmadığı tartışılır bir konu. Umarım her şey Dilek için ve flamenko adına güzel olur.

Bu yaz İzmir’de ki flamenko dostlarından Rasime Öktem ve öğrencileri ile tanışma ve kısa da olsa sohbet etme imkânım oldu. Gerçekten çok heyecanlı ve sürekli flamenko yaşayan insanlar özellikle Rasime’nin evinde bir araya gelerek fiestalar yapmaları çok keyifli. Yine aynı ekiple Flamenko Festivali’nde de karşılaştık. Sitemizde yazıları da bulunan Selvi Şenel gelecek vaat eden şarkıcılardan diyebiliriz. Vallahi ben dinlemedim söyleyenlerin yalancısıyım J

Sıra Pera’ya gelince pek bir değişiklik yok her sezon farklı hocalar getirmeye devam ediyor. Bu sezon Renata Nunez ile çalışmalarını tamamladı.
2. Pera Flamenko Festivali’ni yine daha öncede eleştirdiğim gibi kendi bünyesinde gerçekleştirdi fazla değişikliğe gitmedi ancak bu sefer arkasına biraz Flamencoturco’nun da desteğini alarak (ki kardeş bir sitemiz olarak güncelliği uzun süredir yapılmıyordu ) görsel sanatlardan kısa film ve fotoğraf konusunda da etkinlikler yaptı. Umarım bu festival sadece Pera bünyesinde değil global anlamda tüm flamenko camiasını kapsar duruma gelir, bu açıdan bakılınca Ankara festivali daha kapsamlı olduğunu yine ispatladı bence. Ayrıntılarını aşağıda zaten yazacağım.

Derneklere gelince Geçen sene kurulan Flamenko İstanbul Derneğinde işler beklenildiği gibi gitmedi ve yakın zamanda adres değişikliğine gidecekler. Kurulur iken beklendiği gibi türlü türlü eğitim ve aktiviteleri kendilerinden yine de bekliyoruz.

Öykü Berk ikinci albümü “iki arada” çıktı, tahmin ettiğimiz gibi daha çok genel dinleyiciye hitap eden, çok fazla flamenko sesleri pek olmayan bir albüm ortaya çıkmış, bana kızmasınlar birçok insan beğenmiş olabilir ancak ben pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim.  Ama başarılarının ve albümlerinin devamını bekliyoruz. Onların Türkiye’de ki flamenko camiasına katkısını ne kadar söylesek boş. Çok önemli bir şey yaptılar ve bu müziğin daha büyük kitlelerde dikkat çekmesini sağladılar.
Sitemizde ki Öykü ve Berk röportajı için http://www.flamenko.org/index.php?reload=1&kspage=162
yazi_ati_mavisiyahkapak

Albümlerden bahsetmişken 2002 yılında Ankara’da kurulan Mavi Siyah Flamenko topluluğunun çıkan ilk albümü Mavi Siyah’tan bahsetmeden olmaz. Dinledikçe insanın dinleyesi gelen Flamenko müziğini Türk enstrüman ve motifleri ile ustaca süsleyen 11 adet çalışmanın tamamı grubun kurucusu ve solist gitaristi olan Ceyhun Güneş’in bestelerinden oluşmakta.
http://www.flamenko.org/index.php?reload=1&kspage=150
(Gitarda Ceyhun Güneş, flüt ve neyde Ahmet bozacı, basgitarda Abdurrahman Tarikçi, perküsyonda Ali Bülent Bıçakçı ve Mert Baycan’a solist Burak Altuni ve danslarıyla Melis Cangüler eşlik ediyor.)
Yaşananlar ve süreç özellikle alanı zaten küçük olan bir sanat dalında şunu gösteriyor. Dernekçilik, okul kurmak ve diğer çalışmalar kolay yapılabilir işler değil, bu tür konulara girmeden önce, ufaktan başlamak önce o sanat dalını seven insanları bir araya getirmek, dernek havası, sıcaklığını yaşatmak ardından çevreden gelen taleplerle birlikte ” işte şimdi zamanı geldi ” dendiği anda dernekçilik adına resmiyete gitmek gerekiyor.

Flamenko Ankara Derneği’ne baktığımda ve kurulum geçmişini dinlediğimde, arkadaşları tanıdığımda dernek oluşumunun tam da bu dediğim şekilde geliştiğini gördüm. Ancak her şey bununla bitmiyor, bu dernekçilik hissiyatının yeri gelince amatör ruh yeri gelince profesyonel yönetim mantığı ile sıcak tutulması en önemli kriter. Dernek sadece ders verilen bir mekândan öte gezi, kitap, sinema, sohbet günleri, müzik dinletileri gibi aktiviteleri de içerisinde barındırmalı. Aksi takdirde bir süre sonra gelen insanlar uzaklaşmaya ve kopmaya başlayacaktır. Bunları söylemek tabi kolay, bu formülü belki herkes biliyor ancak adı üstünde dernek olmak demek öncelikle yönetim kurulu ardından üyeleri ile ciddi özveri ve çalışmayı, yeni fikirleri ortaya sunarken ardından da çok çalışmayı gerektiriyor.

3.Uluslararası Flamenko Ankara Festivali

www.flamenkofest.com

Sanırım Ankara Flamenko festivalini anlatma sırası geldi zaten sabırsızlanıyorum. Bu sene işim gereği Ankara’ya ( bir süreliğine ) yerleştim. Bu fırsat tüm gösterileri izleme, birazda olsa içinde bulunma imkânım ve hatta açılış günü gösteri yapma imkânım da oldu.

Geçen sene Mayıs ayında yapılan festival bu sene Ekim ayında yine ODTÜ yerleşkesinde belki de Ankara’nın en iyi sahnelerinden olan Kemal Kurdaş’ta gerçekleşti. Bu mekânı Derneğe temin eden ODTÜ Klasik Gitar Topluluğu bence dernek için en büyük nimet onlara da bu destekleri için adıma teşekkür etmek isterim,  çünkü İstanbul’un en büyük problemi belki de tüm şehirlerde olduğu gibi profesyonel bir salon bulmak, kiralanmaya kalkılsa bile bir sene önceden ayarlamak şart.

Festivalin hazırlanma aşamaları ile ilgili ayrıntılarına girmeme pek gerek yok, sadece çalışmaların biraz geç başladığını söylemeliyim, tanıtımların geç başlaması, beklide krizin etkisi ile bilet satış sayılarına yansıdı.

Gösteriler ile ilgili yorumlarıma gelince, 4 gün süren etkinlikte;

İlk gün, yani Cuma günü açılış, derneğin genç ve başarılı gitaristlerinden Alper Mortaş’ın keyifli dinletisi ardından akşam ise yine derneğin gösteri grubu ve Melis Cangüler’in performansları ile gerçekleşti.
Gösterilerde Tangos, Alegrias, Solea Por Buleria, Sevillianas, Farruca, Bata de Cola solo danslar yanında ekip olarak çalışılan koreografilerde mevcut idi.

yazi_ati_3festival_1

24 Ekim Cumartesi akşamı ise Ezgi Anıl ” Paquito Trio ” ardından heyecanla beklenen ( en azından benim beklediğim ) MaviSiyah Flamenko topluluğunu ve ilk festivalde de izlediğimiz dansçı David Perez ” Endülüs’ten Anadolu’ya” sahne aldı. Aşağıda bazı fotoğraflarını görebilirsiniz.

yazi_ati_3festival_2

Şimdi burada biraz durup ayrıntıya girmeden edemeyeceğim. Çünkü bu performans zamanla daha çok ön plana çıkacak, konuşulacak ve çeşitlenebilecek bir çalışma idi. Yer yer çıkış mantığı olarak Flamenkoalaturka’yı anımsatsa da oturduğu zemin ve profesyonellik açısından daha gerçekçi, farklı geldi gözüme, çünkü müzisyenlerin profesyonelliği yanında David Perez ( Sevilla Dans Birincisi )’in danslarının ahengi, bütünselliği çok iyiydi. Özelikle Bilgin Canaz’ın Ney taksimlerine David’in doğaçlama cevapları ardından Horon ile flamenkonun buluşması, Abdurrahman Tarakcı’nın sazıyla birlikte seslendirdiği türkü’den flamenkoya geçiş gibi performansları umarım tekrar izleme fırsatımız olur. Multi Perküsyonist Mert Baycan dostumdan bahsetmezsem olmaz ayıp etmiş olurum çünkü gerçekten on elinde on vurmalı çalgı denebilecek kapasitede kabiliyeti ve müzik kulağı ritm duygusu olan bir arkadaşımız kendisi. Burak Altuni ise siz dinlemeden pek diyeceğim bir şey yok önce dinlemeniz gerekiyor ardından zaten konuşmamıza yazmamıza gerek kalmayacak.

yazi_ati_3festival_3

3.gün İspanya Kültür Ateşeliğinin sponsorluğu ile Victor Monge Serranito sahne aldı. Ünlü gitaristin güzel müzikleri yanında  erkek dansçısı daha çok Sevilla tarzı ile gerçekleştirdiği koreografileri izlemeye değerdi özellikle Bulerias en çok hoşuma gidendi.

yazi_ati_3festival_4

4. son gün beklenen katılımın altında olsa da; öğlen İzmirli dostlarımız Rasime ve ekibi “Sonido Del Alma” sahne aldı. Onları izleme fırsatım maalesef olmadı ama yorumlar iyi yönde idi.
Akşam ise Murat Köseler ve grubu ” Flamenco Romantico Project ” ile daha slow parçalar ile karşımızda idi. Dansçılar ise derneğin yeni eğitmenlerinden Fransız asıllı ama bir süredir İspanya Jerez’de yaşayan Ana LIanes’in güzel performansını ve yine dernek üyelerinden Ceren Gürsoy’un biraz farklı olarak nitelendirebileceğim daha çok üst beden hareketlerin ve tiyatral yorumun ön planda olduğu doğaçlama bir performansını ortaya koydu.
Yeri gelmişken Derneğin eski eğitmenlerinden olan nefes almak üzere henüz İspanya’dan gelmiş olan Melis Cangüler ile birlikte Ana Llanes’in de sürekli eğitim vermek adına Ankara’da kalma ihtimalleri olduğunu da belirtmekte fayda var. Ana ile yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz hoş sohbeti sayfalarımızda göreceksiniz.
( Söyleşi köşesi >> http://www.flamenko.org/index.php?reload=1&kspage=162 )

Kapanış gösterisi ise İtalya’dan katılan “Lucio Pozone” ile gerçekleşti.
Çelo, klasik piyano ile de desteklenen grup İtalya Napoliten tarzı, flamenko, Arjantin tango müzikleri ile harmanladığı konserini, iki Flamenko dansçısı ile de renklendirmiş idi. Özellikle sonlara doğru sahne ve müzikler kızışınca, kapanış gösterisi olmanın verdiği rahatlık ile salonda bulunan tüm dernek üyelerini sahneye davet ettiler. Cesaretli bazı arkadaşlarımızın katılımı ile bir Buleria fiestası gerçekleşti son anda. İstanbul’dan sürpriz bir şekilde gelen Murtaza Torun ” Murti ” nu da bu şekilde dinleme fırsatımız oldu.

Evet kısaca gösteriler bu şekilde gerçekleşti, bunun yanında Ümran Akdağcık’ın sahne fotoğraflarından oluşan 25 adetlik bir sergide gerçekleştirildi. Ayrıca David Perez ve Serranito Ankara’ya gelmişken workshop yapmadan olmaz idi.
Ümran Akdağcık sergi fotoğrafları için >> http://www.flamenko.org/index.php?reload=1&kspage=203

yazi_ati_3festival_5

Farkettiğiniz gibi Ankara dedik İzmir dedik ama İstanbul diyemedik.
Festival öncesinde İstanbul’dan davet edilen gruplar oldu ancak sonrasında özellikle müzisyen sıkıntısı olduğu söylenerek katılımlar iptal oldu. Ancak müzisyenlerimizden Murtaza Torun ve Alper Kargın’ı zaman zaman izleyici, zaman zaman sahnede görme imkânımız oldu, tabii ki bu yeterli değil, genel olarak insanların dilinde neden 3.sü düzenlenen bu etkinlikte İstanbul’dan ciddi bir katılım göremiyoruz oldu. Zaten Pera’dan bir katılım beklemek yanlış olur zaten kendi festivalleri var katılmaları onlara göre uygun olmaz ( maalesef bu bakış değişmeyecek ) Flamenkoevi, Etnik34 ve diğerleri onları da artık festival’de görmemiz gerekiyor.
Festival’den sahne arkasından, lobiden, sahneden bazı fotoğraflara
http://www.flamenko.org/index.php?reload=1&kspage=358  dan ulaşabilirsiniz.

Festivalde tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum ve nice festivallere diliyorum adıma teşekkür ediyorum.

Sürçü lisan ettiysem af ola, eleştiri ve yorumlarımdan mutlu olmayanlar varsa bunlar tamamen benim fikirlerimdir ve amacım kötülemekten öte olumlu yönde gelişmesini istememdendir. Zaten eleştirecek konuşacak platformumuz yok onu da en azından buradan yapalım istedim. Sitemizin de dediği gibi yazı ve yorumlarınıza açığız, sitede ki yeni yazılardan isimlerden de göreceğiniz gibi gelen talepleri kısa ya da uzun, kapsamlı ya da değil amatör ya da profesyonel her zaman değerlendirmek yönünde hareket ediyoruz, her zaman dediğimiz gibi bu site hepimizin ve ortak paylaşım amacı ile kuruldu.
Bu başlık ile bir sene sonra tekrar görüşmek üzere…

Flamenko gibi canlı ve renkli kalın
Sevgi ve saygı ile

Atilla Aydemir
atilla@flamenko.org

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir